Banka, Emtia Piyasaları Görünüm Raporu’nun ekim ayı versiyonunu yayımladı. Rapor, Orta Doğu’daki çatışmaların petrol rezervlerini azaltarak enerji fiyatlarını son dört yılın en yüksek düzeyine çıkaracağı beklentisini öne sürmekte; tahıl sevkiyatlarındaki aksaklıklar ve El Nino hava olayı ise hasadı ve gıdaya erişimi tehdit ettiği vurgulanmaktadır.

Petrol stoklarının azalmasıyla dünyanın yeni arz şoklarına karşı daha savunmasız hale geldiğine dikkat çekilen raporda, enerji fiyatlarının üç yıllık düşüş döneminin ardından 2026 yılında yüzde 32 artmasının, 2027’de ise yüzde 11,5 gerilemesinin beklenildiği ifade edildi.
Raporda, Brent türü ham petrolün varil fiyatının 2025’teki 69 dolar seviyesinden 2026’da ortalama 91 dolara çıkmasının ardından 2027’de 79 dolara düşmesinin öngörüldüğü kaydedildi.

Bankanın raporunda, çatışmanın tahıl sevkiyatlarını aksatması, El Nino’nun hasadı tehdit etmesi ve yüksek akaryakıt ile gübre fiyatlarının tarımsal üretim maliyetlerini artırması nedeniyle gıda emtia fiyatlarının 2026’da yüzde 10,3, 2027’de ise yüzde 7,2 artmasının beklendiği aktarıldı.

Raporda, genel emtia fiyatlarının 2026’da yüzde 23,1 artmasının ardından 2027’de yüzde 7 düşeceğinin tahmin edildiği bildirildi.
Tahminlerin, küresel emtia arzını etkileyen çatışmalarda önemli bir tırmanış yaşanmayacağı varsayımına dayandığı belirtilen raporda, Orta Doğu’daki çatışmanın şiddetlenmesi ve Rusya’nın petrol altyapısında meydana gelen hasarın devam etmesi durumunda enerji fiyatlarının daha da yükselebileceği uyarısında bulunuldu.

Küresel petrol arzında kırk yılı aşkın sürenin en büyük düşüşü bekleniyor
Raporda, beklenenden yüksek enerji fiyatları, Karadeniz’deki tahıl sevkiyatlarına yönelik saldırılar ve çok şiddetli bir El Nino olayının bir araya gelmesinin daha fazla insanı aşırı yoksulluğa sürükleyebilecek bir gıda krizine neden olabileceği belirtildi. Bu risklerin aynı anda oluştuğu olumsuz bir senaryoda Brent türü ham petrolün varil fiyatının 2027’de ortalama 105 dolara ulaşabileceği ifade edilen raporda; gıda emtia fiyatlarının ise temel tahminlerin yüzde 12 üzerinde olarak 2022 yılındaki seviyelerini aşabileceği kaydedildi.

Raporda, Dünya Bankası Grubu’nun yükselen fiyatların etkileriyle mücadele eden ülkelere destek olmak amacıyla önceden belirlenmiş olan toplamda 25 milyar dolarlık finansmanı da içeren mevcut kaynakları kullanıma sunarak toplamda yaklaşık 50 ila 60 milyar dolar arasında yardımcı olduğu belirtildi. Çatışmanın küresel enerji üretimi ve tüketiminde değişiklikleri zorunlu kıldığına dikkat çekilen raporda; dünya genelinde petrol arzının 2026’da yüzde 5.2 oranında azalmasının beklendiği ve bunun da son kırk yılın en büyük düşüşü olacağı ifade edildi.

Raporda, petrol tüketiminin de 2026’da yüzde 2.5 oranında gerilemesinin beklendiği belirtilerek bunun; kayıtlar arasındaki en büyük üçüncü yıllık daralma olacağı vurgulandı. Arz sıkıntısı nedeniyle yükselen fiyatların talebi baskıladığı; elektrifikasyonun özellikle Çin’de petrol kullanımını azalttığı aktarılmıştır. Ancak buna rağmen üretimin tüketimin altında kalması durumu petrol stoklarından daha fazla çekilmeye neden olarak piyasaları yeni arz kesintilerine karşı savunmasız hale getirdiği ifade edilmiştir.

Gübre fiyatlarında yüzde 14’lük artış öngörülüyor; metal fiyatlarında ise yüzde 24’lük artış bekleniyor!
Rapora göre gübre fiyatlarının yılın başındaki üre fiyatlarında yaşanan ve sonrasında hafifleyen sert yükselişin ardından; bu alanda %14.3’lük bir artış söz konusu olacakken; metal fiyatlarının da alüminyum, bakır ve kalay gibi ürünlerde rekor seviyelere ulaşmasıyla birlikte %24.5 oranında artarak yeni zirvelere tırmanması bekleniyor. Bu durumdaki artışı tetikleyen etkenler arasında yenilenebilir enerjiye yapılan yatırımlar ile elektrikli araçlar ve veri merkezlerine yönelik talep bulunmaktadır; ayrıca bu yıl yaşanan arz kesintileri de etkili olmaktadır.
Metal fiyatlarının ise %3.3 oranında gerilemesi beklenmektedir.

Değerli metal fiyatlarının %40’a yakın artması öngörülüyor!
Jeopolitik belirsizlikler nedeniyle güvenli liman varlıklarına olan talep yüksek seyrini korurken; değerli metal fiyatlarının da %39.9 oranında artacağı tahmin edilmektedir. Fakat piyasalardaki dalgalanmaların devam edeceğinden dolayı bu değerlerin %8.3 oranında gerileyerek yine de geçmiş yıllardaki ortalama seviyelerinin üç katından daha yüksek kalacağı düşünülmektedir.
div >
< div >< img decoding = " async " src = " https://butunbilgiler.com/wp-content/uploads/2026/10/dunya-bankasi-altin-ve-gumus-icin-heydcikiyduyuheduiduyduhiyduduyhdslasdasnhtfhnwwqsdhryh.blogspot.com " / > div >
div >
div >
< div >
< div >
< div >
< p > Raporda altın fiyatlarının %33.6 oranında yükseleceği sonrasında da %7.6 oranında gerilemesi; gümüşünse bu yıl %75.9’luk bir yükseliş göstermesinin ardından gelecek yıl %11.4 oranında düşüş yaşaması beklenmektedir.< / p >
div >
< div >< img decoding = " async " src = " https://butunbilgiler.com/wp-content/uploads/2016/sdsdfdfsdhghgh.jpg " / > div >
div >
div >
< div >
< div >
< div >
< p > Dünya Bankası Başekonomist Yardımcısı ve Beklentiler Grubu Direktörü Ayhan Köse’nin yaptığı açıklamada emtia piyasalarının eş zamanlı olarak meydana gelen birçok büyük şoktan etkilendiğini dile getirdi.< / p >
< p > p >
< p > Yükselen enerji maliyetleriyle ticaretteki aksamaların birçok emtianın değerinde artışa yol açtığını belirten Köse; bunun enflasyonu artırmakta ve gıda güvencesizliğini derinleştirerek ekonomik büyümeyi olumsuz yönde etkileyebileceğini vurguladı.< / p >
< p > p >
< p > Köse ayrıca en yoksul kesimlerin korunmasına yönelik önlemler alınması gerektiğinin altını çizerken ağır borç yükleriyle boğuşan düşük gelirli ülkelere destek sağlanmasının öncelikli olması gerektiğini ifade etti.< / p >
div >
< div >< img decoding = " async " src = " https://butunbilgiler.com/wp-content/uploads/gfhghfhgf.jpg " / > div >
div >
div >