
İsrail’deki yarınki seçim öncesinde, Başbakan Binyamin Netanyahu’nun olası uluslararası yaptırımları aşmayı hedefleyen kripto para önerisi ülkede bir krize yol açtı.
Cuma günü Channel 10 televizyonuna konuşan Netanyahu, Batılı ülkelerin Batı Şeria’daki yasadışı İsrail yerleşimlerine yönelik yaptırım adımlarının ardından, İsrail bankacılık sistemine zarar verebilecek olası yaptırımlara karşı blokzincir ve kripto para birimlerine dayalı alternatif bir çözüm önerdi.
Rakibi Gadi Eisenkot’un ‘BibiCoin’ diyerek eleştirdiği bu öneriye, İsrail Merkez Bankası da karşı çıktı; ayrıca 109 ekonomist, iş insanı ve eski kamu görevlisi ortak bir mektup yayınlayarak ‘ekonomik izolasyon’ konusunda uyarıda bulundu.
Peki, yaptırımlardan kaçmak için blokzincir yöntemi gerçekten işe yarayabilir mi? Rusya, İran ve Venezuela gibi ağır yaptırımlarla karşılaşmış ülkelerin deneyimleri ve küresel kripto trafiği neler gösteriyor? Merak edilenleri ekonomist Erkan Öz, Hürriyet.com.tr’ye aktardı.

‘ABD CÜZDANLARI KOLAYCA TAKİP EDİYOR’
Ekonomist Öz, devletlerin finansal kriz ve uluslararası yaptırım anlarında blokzincire yönelmesinin yeni bir durum olmadığını vurguladı.
Öz, merkez bankasının Netanyahu’ya itirazıyla ilgili olarak “İsrail Merkez Bankası’nın Netanyahu’ya itirazı muhtemelen blokzincirin şeffaf yapısı nedeniyle ABD gibi aktörlerin bu cüzdanları kolayca takip edebilmesi ve özellikle USDT ile varlıkların dondurulabilmesi ihtimalinden kaynaklanıyor. Bu iki taraflı bir mücadele. Hackerlar fonları korumak veya aklamak için uygun blokzincirler üzerinde farklı yöntemleri hâlâ kullanabiliyor” şeklinde ifade etti.
‘HIZLI VE UCUZ OLDUĞU İÇİN TRON VEYA ETHEREUM TERCİH EDİLİYOR’
Yaptırımlarla karşılaşan ülkelerin tercihlerindeki ortak noktayı fiyat istikrarı ve işlem maliyetinin oluşturduğunu belirten Erkan Öz, “Bu ülkelerin neredeyse tamamı kripto fiyatlarında yaşanan dalgalanmadan kaçınmak amacıyla USDT’yi tercih ediyor; hızlı ve ucuz işlemler için de genellikle Tron veya Ethereum’u kullanıyor” dedi.

YAPTIRIMLI AKTÖRLERE KRİPTO AKIŞI YÜZDE 694 ARTTI
Blokzincir analiz firması Chainalysis’in 5 Mart tarihli Kripto Suç Raporu, ulus devletlerin kripto varlıklarını nasıl entegre ettiğini verilerle ortaya koydu. Rapora göre, 2025 yılında yaptırım uygulanan kuruluşların kripto cüzdanlarına ulaşan fonların değeri bir önceki yıla göre yüzde 694 artış gösterdi. Ulus devletlerin bu alandaki eğilimleriyle birlikte global ölçekte yasa dışı işlem hacmi 154 milyar dolara ulaşarak rekor seviyeye geldi.
Devletlerin yaptırımları aşma çabalarına somut örnekler sunan ekonomist Erkan Öz, Latin Amerika’dan Asya’ya kadar uzanan çeşitli modelleri açıkladı:
“Venezuela, ambargolara karşı petrol gelirlerini korumak için yoğun bir şekilde USDT yani dolar endeksli stablecoin kullandı. Transferlerin ucuz ve hızlı olması sebebiyle ağırlıklı olarak Tron blokzinciri‘ni tercih ediyorlardı.”

‘İRAN VE RUSYA HEM BITCOIN HEM USDT KULLANIYOR’
İran, dış ticarette hem Bitcoin hem de USDT kullanarak petrol satışı ve silah gibi stratejik ürün ithalatında bu yolları tercih ediyor. Rusya, SWIFT sisteminden çıkarıldıktan sonra Çin ile olan ticaretinde milyarlarca dolarlık işlemleri Bitcoin ve USDT‘ üzerinden gerçekleştirmeye başladı.”
‘KUZEY KORE İŞİN BOYUTUNU DEĞİŞTİRDİ’
Kuzey Kore yönetiminin ticari transferlerden farklı bir yaklaşım benimsediğini dile getiren Öz, “Kuzey Kore ise işin boyutunu biraz değiştirdi; onlar ticaret yapmaktan ziyade devlet destekli hacker gruplarıyla borsalardan Ethereum ve Bitcoin çalarak rejime fon sağlıyorlar; ardından da bunları karıştırıcı protokollerle aklıyorlar” şeklinde konuştu.