Çinli analistlerin son değerlendirmelerine göre, birçok yeni nesil Çin otomobili yollarda sadece birkaç yıl kaldıktan sonra eski kabul ediliyor. Bu durum, ikinci el araçların yerel alıcılar arasında oldukça düşük bir prestij kazanmasına yol açıyor. Yeni otomobillerin ucuz fiyatları, ikinci el pazarını neredeyse anlamsız hale getiriyor. Avrupalı otomobil üreticileri genellikle yeni bir model geliştirmek için dört ila beş yıl harcarken, Çinli üreticiler bu süreci yalnızca iki yıla sıkıştırıyor. Bu hızlı değişim, her yıl yaklaşık 140 yeni modelin piyasaya sürülmesine neden oluyor ve bu da üç yıllık otomobillerin hızlı bir şekilde eskiyerek hurdaya çıkmasına sebep oluyor. Böylece, büyük şehirlerde büyük bir hurda yığınları oluşuyor ve bu durum, çevre ve geri dönüşüm sistemleri üzerinde büyük bir baskı yaratıyor.
Çin’de 140’tan fazla otomobil markasının rekabeti, fiyatların hızla düşmesine yol açtı. 2023 ile 2025 yılları arasında elektrikli otomobillerin fiyatları ortalama yüzde 23 oranında azaldı. Örneğin, BYD Seagull isimli küçük elektrikli otomobil, Çin’de yaklaşık 6.900 euroya satılmakta. Çoğu üretici, otomobillerinin sadece birkaç yıl kullanılacağını ve ardından eski cep telefonları gibi sökülüp geri dönüştürülmesi gerektiğini öngörüyor. Ancak geri dönüşüm süreçleri, hızlı satış ve model çeşitliliği ile aynı hızda ilerlemiyor. Çin şehirlerinin dışındaki geniş otoparklar, kullanılamaz hale gelmiş elektrikli araçlarla dolup taşıyor. Bu terk edilmiş otomobillerdeki bataryalar, içerdiği nadir hammaddeler nedeniyle değerli.
Bu durum, Çinli elektrikli otomobil markalarının çöküşüne sebep oldu. Birçok şirket iflas sürecine girdi ve çalışanları maaşsız ve işsiz kaldı. Çinli otomobil üreticileri, kar marjlarının daha yüksek olduğu Avrupa pazarında rekabet edebilmek için çırpınıyor.