Trump, İran’da saldırmaktan neden vazgeçti, Türkiye’nin bir rolü var mı? | Euronews

“`html

ABD ve İran Arasındaki Gerilimde Yeni Gelişmeler

Son günlerde ABD ile İran arasında artan gerginliğe dair yapılan açıklamalar, tam ölçekli bir askeri çatışmanın henüz kaçınılmaz olmadığını ortaya koyuyor. Washington’dan gelen açıklamalar, iki taraf arasındaki buzların eridiğini gösteriyor.

ABD Başkanı Donald Trump, İran’daki protestoculara yönelik infazların durdurulduğu bilgisinin kendisine ulaştığını belirterek, bu durumun askeri müdahale kararını etkileyeceğini ifade etti.

Ancak Beyaz Saray ve diğer ABD yetkilileri, her türlü seçeneğin masada olduğunu vurgulamaya devam ediyor.

Trump, 16 Ocak tarihinde gazetecilere yaptığı açıklamada, İran yönetiminin “800’ün üzerinde planlı infazı iptal ettiği” bilgisini aldığını söyledi. Ayrıca, “Benim kararım.” diyerek, bu gelişmenin askeri müdahale kararında etkili olduğuna dikkat çekti.

Trump, o gün içinde sosyal medya hesabından İran yönetimine teşekkür ederek, infazların durdurulmasını “çok önemli bir adım” olarak tanımladı.

Önceden İran yönetimine karşı sert bir dil kullanan Trump, güvenlik güçlerinin protestocuları öldürmesi durumunda ABD’nin “çok güçlü bir karşılık vereceğini” belirtmişti. Hatta İran halkını sokaklara çıkmaya ve kamu binalarına el koymaya çağırarak “yardım yolda” mesajı vermişti.

Beyaz Saray’da Askeri Seçenekler Görüşüldü

CNN‘in bildirdiğine göre, Trump, Beyaz Saray’da İran’a yönelik askeri stratejileri yüksek düzeyde bir ulusal güvenlik ekibiyle değerlendirdi. Toplantıda, 26 yaşındaki protestocu İrfan Sultani’nin idam edilmesi ihtimali Trump’ı özellikle etkiledi. ABD Dışişleri Bakanlığı, Sultani’nin infazının 14 Ocak için planlandığını bildirmişti.

Toplantıdan kesin bir karar çıkmazken, Trump’ın sabahki açıklamaları, sınırlı da olsa bir askeri müdahale olasılığının güçlendiği yönünde izlenim oluşturdu. Fakat aynı gün öğleden sonra, infazların durdurulduğu bilgisini aldığını ifade ederek tonunu değiştirdi.

Yine de ABD, bölgede olası bir saldırı ihtimaline karşı askeri bir hareketlilik sürdürmeye devam etti ve bazı askeri üslerde gereksiz personelin tahliye edildiği bilgisi geldi.

Wall Street Journal‘a göre, Trump, akşam saatlerinde saldırı emri vermeye sıcak bakıyordu ve harekâta hazırlık yapılması talimatını vermişti. Ancak hava saldırısının İran’daki rejimi devirmekte etkili olup olamayacağı belirsizliğini koruyordu. Ayrıca ABD’nin bölgede uzun süreli bir saldırı başlatma ve çatışmaları yaymama kapasitesi de sorgulanıyordu.

Tüm bu belirsizlikler arasında, İran’daki protestolara liderlik edecek etkili bir muhalefet figürünün olmaması da gerginliğin azalmasında rol oynadı.

Bölgede Fren Diplomasisi: Türkiye’nin Rolü Nedir?

Trump’ın bu kararında ABD müttefiklerinden gelen yoğun diplomatik baskının da etkisi büyük olabilir. Son günlerde Katar, Suudi Arabistan, Umman ve Mısır, Washington’a saldırının bölgesel bir savaşı tetikleyebileceği konusunda uyarılar yaptı.

Guardian haberine göre, Türkiye de bu uyarıyı yapan ülkeler arasında yer aldı. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, “Gelişmeleri yakından takip ediyoruz.” diyerek diyalog çağrısında bulundu.

Diğer yandan, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun da 15 Ocak’ta Trump ile görüşerek olası saldırının ertelenmesini istediği öğrenildi. İsrail’in, İran rejiminin hızlı bir şekilde çökmeyeceği ve olası cevaplar için hazırlık yapılması gerektiği mesajını verdiği belirtildi.

Bu çağrının, daha önce Trump’ı İran’a karşı askeri müdahale yapmaya teşvik eden Netanyahu’dan gelmesi dikkat çekiciydi.

İranlılar İkiye Bölünmüş Durumda

Trump’ın ani karar değişikliği, İran halkı arasında derin bir hayal kırıklığı ve bir nebze rahatlama hissettirirken, bazı İranlılar kendilerini “yarı yolda bırakılmış” olarak hissediyor.

Yurt dışında yaşamakta olan yüksek lisans öğrencisi Yalda, The New Arab‘a yaptığı açıklamada, “Trump, ‘yardım yolda’ dedi ve insanlar buna inanarak sokağa çıktılar, çok sayıda insan öldürüldü.” diyerek durumu eleştirdi.

Ülke içindeki ve dışındaki birçok İranlı, ABD’nin yapacağı bir saldırının İran’ı özgürleştirmeyeceğini savunuyor. Eski siyasi mahkûmlardan elektrik teknisyeni Muhammed Rıza, “Afganistan, Irak, Suriye ve Libya örnekleri ortada. Dış müdahale halkın hayatını yalnızca daha kötü hale getirir.” diyor.

Öte yandan, 1979 yılında İran İslam Devrimi’yle devrilen Şah yönetimini temsil eden Rıza Pehlevi’nin destekçileri ise, Trump’ın durumu beklettiğini savunuyor.

Askeri Müdahale İhtimali Tümden Ortadan Kalktı Mı?

Trump yönetimi, askeri seçeneğin masadan kalkmadığını açık bir şekilde ifade ediyor. ABD ordusu, bölgede bir uçak gemisi taarruz grubu göndermeye hazırlanıyor. ABD istihbaratına göre, İran olası bir saldırıya karşı Irak ve Suriye’deki Amerikan üslerine yönelik misilleme planları yapıyor.

Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt, “Başkan ve ekibi durumu yakından takip ediyor. İran’daki infazlar devam ederse sonuçları ağır olabilir.” dedi.

“`

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir